Eşiniz sizi aldatıyor ve öğrendiniz, dikkat edin hapse girebilirsiniz!

Mutlu mesut geçen günlerin ardından kara bulutlar evliliğinizin üzerinde dolaşmaya başladı ve bir gün merak edip eşinizin çantasını açtınız, telefonundaki mesajları okudunuz ve O da ne? Biri ile yaptığı çok özel yazışmalar. Artık sizin için her şey farklı bir anlam kazandı, aldatılıyordunuz. Hemen gizlice eşinizin iş bilgisayarına bakıyorsunuz, O’na yazılmış sayfalarca kişisel e-postalar, birlikte gidilen yemeklerden fotoğraflar ve hepsinden kötüsü eşinizin çantasında duran günlüğü, tereddütsüz açıp okuyorsunuz bir gün önce yazdıklarını. O’nu ne kadar sevdiğini yazmış.

5 dakika içinde anlıyorsunuz ki evliliğiniz bir yalan ve boşanmak için gereken işlemlere başlıyorsunuz. Eminsiniz, aldatılıyorsunuz, suçlu cezasını çekmeli ancak bu durumda suçlu sizsiniz çünkü deminde birden çok suç işlediniz. Eşinizin özel hayatının gizliliğini ihlal ettiniz.

Özel Hayatın Gizliliği Eşler Arasında da Geçerli mi?

Özel hayat ve özel hayatın gizliliği kişiye Anayasa ile verilmiş bir hak, ihlali ise Türk Ceza Kanunu ile suç sayılmıştır.

Peki evliliklerde eşler arasında gerçekten de özel hayat olabilir mi?

Evlilik; kişilerin hayatı paylaşma, hatta ve hatta ömürlerini birlikte geçirmek amacıyla yapılan bir sözleşmedir. Bu durumda eşlerin kendi özel hayatları olabilir mi ve eşlerin birbirlerinin özel hayatlarına karşı saygı göstermesi taraflardan ne kadar beklenebilir?

Evliliğin her anının paylaşıldığı mutlu zamanlarında özel hayat kavramı pek önem arz etmez ancak evliliklerde sorun yaşanmaya başladığı durumlarda “özel hayat” hem kadın için hem de erkek için önem kazanmaya başlayabilir.

Eşlerden biri diğerini aldatıyor ise durum ne olacaktır?

Türk Ceza Kanunu Özel Hayatın Gizliliğini düzenlediği 134. Maddesinde bu ihlale genel olarak yer vermiş olduğundan dolayı aldatılan eşler için de bu suç geçerli olacaktır. Zira kanun koyucu ihlalin kimden geldiği ile değil sonuçları ile ilgilenmiştir.

O zaman aldatılan eş bu durumu nasıl ispat edecektir?

Aldatılan eşin öncelikle aldatıldığını hukuka uygun deliller ile ispat etmesi gerekmektedir. Aynı evde yaşayan kişilerin boşanma esnasında elde ettiği delillerin hukuka uygun kabul edilmesi için “Ortak alanda” veya “kamuya açık alanda” elde edilmesi gerekmektedir. Eşler ortak alanlarında elde edilen veya bulunan delilleri boşanma davasında kullanabilecektir. Bunun dışında elde edilen deliller ise hukuka aykırı olmasından dolayı delil olarak kabul edilmeyecektir. Eşlerden birinin diğer eşin cep telefonundan elde ettiği delil hukuka aykırı olarak kabul edilecektir. Çünkü bu telefon eşin kendi şahsına aittir. Ancak evde bulunan bir mektup ya da not ortak alanda elde edildiğinden ve hukuka uygun olduğundan dolayı boşanma davasında delil olarak kullanılabilecektir.

Bu konuda Yargıtay Hukuk Dairesi’nin verdiği iki farklı kararı paylaşmak istiyorum. Aldatıldığınıza emin olsanız bile sakin olmanızda fayda var. Yanlış bilgi ve yönlendirmeler sonucunda edindiğiniz ses kayıtları veya görüntüler sebebi ile 2 yıla kadar hapis istemiyle yargılanabilirsiniz. Şayet bu kayıtları bir de eşinizi rezil etmek için sinirle internette başka insanlarla paylaşırsanız alacağınız ceza yarı oranında arttırılacaktır.

Yargıtay Hukuk Dairesi vermiş olduğu bir kararda aldatıldığını düşünen ve bu sebeple eve ses kayıt sistemi kuran eşin bu şekilde diğer eşin bilgisi dışında elde etmiş olduğu kayıtları “ortak alanda” elde edilmiş olduğundan dolayı hukuka uygun kabul etmiştir. Burada en önemli husus kararda da özellikle üzerinde durulduğu gibi ses kaydının ortak alanda elde edilmesidir.

Ancak Yargıtay Hukuk Dairesi vermiş olduğu bir başka kararında ise kendisini aldattığını bizzat kendi el yazısı ve sözleri ile itiraf eden eşinin “günlüğünü” mahkemeye delil olarak sunan eşin delilinin hukuka aykırı olduğunu bildirmiş ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğine karar vererek günlüğü delil olarak saymamıştır.

Kent ve Yaşam – Hukuk Köşesi 14.01.2013